Whatsapp Destek 0850 665 6065
  1. Ana Sayfa
  2. Varis Nedir, Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir?
Varis Nedir, Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir?

Varis Nedir, Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir?

  • 28 November 2021
  • 0
  • 10
  • 0 Yorum

Varis Nedir, Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir?

Toplumda en fazla görülen kalp damar problemlerinden biri varislerdir. Varislerin ne olduğunu anlamak için onların oluşumunda rol oynayan toplardamarların işlevini bilmek gerekir. Toplardamarlar (venler), vücutta kirli kanı organlardan ve çevre dokulardan alıp kalbe taşıyan en büyük çaplı damarlardır. Adında da olduğu gibi kan için bir çeşit toplayıcı görevi görür. Geniş bir çapa sahip oldukları için içerilerinde tek yönlü çalışan kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar kanın damarlarda gittiği yola geri dönmemesi, yer çekimine karşı kalbe doğru yapılan taşımada işlev görmesi için vardır. Bu damarların fonksiyonundaki değişmeler varis gibi sorunları yaratabilir. Belli nedenlerle vücudun çeşitli yerlerinde oluşan damar genişlemeleri meydana gelebilir. Damar duvarlarında meydana gelen bu fonksiyon bozukluğu ise varislerin oluşumundaki temel fizyolojik nedendir. Varisin kaynaklandığı bu sorunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte hastalığın oluşma evresinde farklı durumlar izlenebilmektedir.

Varis Nasıl Oluşur, Nasıl Tedavi Edilir?

Varis Nedir?

Genellikle bacaklardaki yüzeysel toplardamarlarda meydana gelen damar büyümeleri öncelikle kılcal damar çatlamaları olarak kendini gösterir. Cilt yüzeyine yakın olan damarlarda bu durum daha belirgin olarak oluşum gösterir. Kılcal damarlarda varis başlangıcı olarak görülen damar çatlamaları telenjiektazi olarak adlandırılır. Bu durum estetik bir sorun dışında hastalar için sorun yaratmasa da varis daha farklı olup bir çeşit ilerlemiş damar genişlemesidir.

Varisler en fazla bacaklarda oluşum gösterir. Ancak bacaklar dışında iç organların duvarlarında, testislerde, kısacası damarların olduğu çeşitli bölgelerde de görülebilir. Bacaklardaki toplardamarlarda aşağıdan yukarıya kanın taşınması söz konusu olduğu için kanın aşağıya yerçekimi etkisiyle tekrar dönmemesi için bir çeşit kapakçıklar bulunur. Damar çeperleri çeşitli nedenlerle bazı fonksiyon bozukluklarına uğrayabilir. Bu durum açılıp kapanan kapakçıkların da tam olarak işlevini yapmasını engeller. Organ ve çevre dokulardan kalbe dönmek üzere toplanan kirli kan, kapakçıklardan sızmaya başlar. Kalbe dönmesi gereken kanın sirkülasyonu bu durumda bozulur. Kirli kan vücudun alt bölgelerinde, dolayısıyla en fazla bacaklarda birikmeye başlar. Tıpkı atık maddelerin çevreye zarar vermesi ve atılan çöp poşetlerinden bir süre sonra koku ve sıvı yayılması gibi, varislerin oluşumunda hasarlı damarlardan da bir süre sonra kirli kan sızar. Çevre dokulara zarar vererek ilerleyen vakalarda sadece estetik bir sorun oluşturmayıp hasta için ağrı ve iltihap kaynağı olabilir.

 

Varisin görüldüğü hastalar tek bir grupta olmamakla birlikte hastalığın görüldüğü vakalarda benzer gerekçeler bulunur. Özellikle

  • menopoz dönemi
  • gebelik
  • obezite
  • fazla ayakta kalmayı gerektiren işler
  • yaşlanma
  • duruş bozuklukları
  • hormon kullanımı
  • aile öyküsünde varis bulunan hastalarda varis vakaları sıkça gözlenir. Kadınlardaki varis vakaları erkeklerde oluşan vaka sayısının yaklaşık 4 katı kadardır.

Genelde bacaklarda varis görülüyor olma nedeni, vücutta fazla basınç olan alanların varis için etken olmasıdır. Bu nedenle özellikle alt bacaklarda varis vakalarına çok sık rastlanır. Hastalığın seyri kişiden kişiye değişebilir ve farklı evreler gözlenebilir. Kılcal damar varisleri denen estetik kusur olmak dışında hastalar için sorun yaratmaya varisler her yaştaki bireylerde görülebilir. İlerleyen varis vakaları ise en başta yaşlanma olmak üzere yukarıdaki gerekçelerle ortaya çıkabilir.

Vücudunuzda değişmeler hissediyor, özellikle bacaklarınızda farklı bir görünüm dikkatinizi çekiyorsa varisten şüphelenmeniz için bazı bulguların olması gerekir. Varis hastalığında genel bulgular sıralandığında aşağıdaki gibi bir tablo görülebilir.

  • Bacaklarda meydana gelen ağrı
  • Uyuşma hissi
  • Gece krampları
  • Uyuşma
  • Parestezi
  • Huzursuz bacak
  • Ağrı ve kaşınma
  • Damarlarda belirginleşen mor-mavi renkler

Yukarıdaki bulgulardan biri ya da daha fazlası varis oluşumunda gözlenen durumlardandır. Belirtilere bakarak kendinizde varis olduğundan şüpheleniyorsanız kısa zamanda uzman bir hekime başvurmanız önemlidir.

Varis Tedavisi

Varis oluşumu görülen bacaklar için doppler ultrason ile damarların durumuna bakılır. Hastanın durumuna göre hekimin gerekli gördüğü tedavi yöntemi uygulanabilir. 

  • Sedanter yaşam tarzı yerine hareketli bir yaşam tarzı edinmek
  • Bacakları dinlendirerek gün içinde 10-15 dakika yukarı kaldırmak
  • Topuklu ayakkabı kullanımını sınırlandırmak
  • 6 cm’den yüksek topuklardan kaçınmak
  • Basit belli egzersizleri gün içinde tekrarlamak
  • Bacak bacak üstüne atmamak
  • İdeal kilonun korunması, sık kilo alıp vermemek
  • Kan basıncını dengeleyen besinlerin tüketilmesi
  • Sıcak su ile duş alım süresini uzatmamak gibi pratik yöntemler koruyucu tedavide etkili olanlardır.

Varisten şikâyet eden hastaların aklında birkaç soru yer alabilir: “Tedavi edilmeyen varisler ne gibi sonuçlar doğurur?”. Tedavi edilmeyen varisler ilerleyen süreçlerde önemli sorunlar yaratabilir. Varis hastalığı bir çeşit dolaşım bozukluğu hastalığıdır. Bu nedenle ciddi sağlık sorunlarına ve estetik kusurlara yol açabilir. Ancak ilerlemiş vakaların sebep olacağı ağrılı durum, estetik sorunları ikinci plana atacağından bu vakalarda hemen müdahale yapılması önerilir. Varislerin tedavisinin gecikmesi durumunda hasarlı bölgeye oksijenli kan ulaşmaz. Yani bölgedeki hücrelerin kan damarlarıyla beslenmesi gerekirken besin kaynağı olan temiz kanı alamaz. Bu durumda renk değişimleri, bacakta anormal incelmeler, ödem ve ciddi derecede yaralar ile görülen venöz yetmezlik meydana gelir. Ayrıca varislerde pıhtı atma sorunu da görülür. Tormboflebit olarak adlandırılan bu durumda damar içi pıhtılaşmalar olur ve küçük darbelerle bile bacakta kanama meydana gelebilir. Hatta daha ileriki duurmlarda pıhtı akciğere kadar ilerleyip akciğer embolisi görülebilir. Venöz yetmezliğin son noktasında ise bacak ülseri denen oldukça ağrılı ve kanamalı yaralar oluşabilir. Oluşan bu durum sadece estetik bir problem olan damar çatlamalarından oldukça daha ciddi olup hasta için ağrılı bir durumdur.

Her varis aynı çeşitte değildir. Varis oluşum hızı kişilerin yaşam tarzına ve genel sağlık durumuna göre değişebilir. 3 çeşit varis tipi görülür:

Kılcal Damar Varisleri (Telenjiektazi)

Cilt yüzeyinde belirginleşen kılcal damarların estetik bir sorun yaratması ile hastaların tedavi talep ettiği evredir. Bir çeşit travma ya da ani darbe ile oluşup örümcek ağına benzeyen bir yapıda milimetrik boyutlarda ya da santimetrelerce alanda meydana gelebilir.  

Orta Boy Varisler (Retiküler Varisler)

Bu tip vakalar da hasta için ağrı ve acı yaşatmaz. Ancak belirginleşen mor-mavi venlerin görünümü ile estetik olarak istenmeyen görüntüler oluşabilir.  Ultrasonda gözlenen bir toplardamar ya da kapakçık yetmezliği görülmez. Genellikle ilerleyip büyük boy varislere dönüşmezler.

Büyük Boy Varisler

Hem kozmetik olarak hem de kalp damar hastalıkları açısından sorun yaratabilecek varislerdir. Ayakta yapılan doppler ultrason ile muayene edilir. Toplardamar ve kapakçık yetmezliği görülebilir. Bu varislerde varis çorabı, lazer, skleroterapi gibi tedaviler çözüm olmayacağı için RF tedavisi, cerrahi işlemler yapılır. Bazıları cilt yüzeyinden görülmez. Bunlara iç varis denir. Hastada ağrı, gece krampları, kaşınma gibi belirtilerle fark edilir.

Varis tedavilerinde ameliyatsız çözümler varis tiplerine göre uygulanabilir. Büyük boy varislerde genelde cerrahi yöntemler kaçınılmaz olmaktadır.

Kılcal damar varisleri ve retiküler varislerde lazer ışınları etkisiyle genişleyen ya da açılan damarlar kapatılır. Skleroterapi uygulamasında varisli damarların içine milimetrik boyuttaki iğnelerle sklerozan denen ilaç enjekte edilir. İşlem sonrası varis çorabı gibi sıkı bandajlarla bölgenin desteklenmesi tavsiye edilir. Köpüklü tedavide ise enjekte edilen ilaç özel bir yöntemle köpürtülerek hastaya verilir. RF ile tedavide ise radyo dalgalarının enerjisi ile yüksek ısıda genişleyen ya da açılan damarlar kapatılır.

Evde Varis Tedavisi

Hastada oluşmuş ve özellikle ilerlemiş varisleri gidermek için sonradan yapılan kürler, bitkisel yöntemler etkili olmamakla birlikte bilimsel değildir. Ancak varis oluşumunu engellemek için evde birkaç pratik yöntem olabilir. Düzenli egzersiz, hareketsiz hayat tarzına son vermek, sağlıklı beslenmek, lifli gıdalar tüketmek evde yapılabilecek ve uzun vadede hayata etki edecek yöntemlerdendir. 

Limonla Varis Tedavisi

Limon içeriğindeki maddeler ve C vitamini yoğunluğu kan içindeki serbest radikallerin oksidatif hasara yol açmasına engel verir. Bu yapısıyla limon güçlü bir antioksidandır. Limon suyunu sıkarak her akşam bacaklarınıza aşağıdan yukarıya masaj yapabilirsiniz. Böylece varis oluşumunu engelleyip genç bacaklara sahip olabilirsiniz. Tabi limonla varis tedavisi tam olarak mümkün ve kalıcı değildir.

 

Kılcal Varis Tedavisi

Kılcal varisler, varis vakalarının başlangıç düzeyindeki oluşumlardır denebilir. Büyük oranda varis vakaları iyi huylu damar tümörleridir. Kılcal varisler ise sadece kozmetik bir kusur olup hastaların şikâyet ettiği oluşumlardır. Tek seanslık lazer uygulaması, skleropterapi ve köpük tedavisi ile kolayca çözüm alınarak genç bir cilt görünümü kazanılabilir.

Varis Köpük Tedavisi

 Skleroterapide 2 farklı uygulama şekli vardır. Birinde sklerozan denen sıvı ilaç milimetrik iğnelerle damar içine direkt ve hava ile karıştırılmadan verilir. Diğer yöntemde, yani köpüklü tedavide damar içine aynı ilaç farklı bir formda verilir. İlacın içinde aynı etken madde olan polidokanol vardır. İlaç enjeksiyonu öncesi bacaklar temiz ve tıraşlı olmalıdır. Ağrı ve acı hissi olmadan uygulanan işlem birkaç seans sürer. Her seans 40-60 dakika arası bir zaman diliminde yapılır. Tedavi sonrası varis çorabı ile varisli bölgenin desteklenmesi önerilir. Ayrıca 4 haftalık bir süreçte işlemden sonra güneşten korunma oldukça önemlidir.

 


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rating*