Whatsapp Destek 0850 665 6065
  1. Ana Sayfa
  2. Narsistlerle Sürülen Hayatlar
Narsistlerle Sürülen Hayatlar

Narsistlerle Sürülen Hayatlar

  • 27 November 2021
  • 0
  • 11
  • 0 Yorum

Narsistlerle Sürülen Hayatlar

İlk olarak gelin biraz narsist kelimesi nereden geliyor onu konuşalım. Yunan mitolojisinden günümüze kadar gelen narsist kelimesi mitolojik kahraman Narkissos’dan gelir. Kendine âşık olanlara aldırmayıp, onları karşılıksız bırakan ve çok güzel bir peri kızı olan Ekho, bir gün avlanan bir avcı görür. Narkissos adındaki bu avcı çok yakışıklıdır. Ekho bu genç avcıya ilk görüşte âşık olur. Ancak Narkissos bu sevgiye karşılık vermeyerek, peri kızının yanından uzaklaşır. Ekho bu durum karşısında günden güne eriyerek, kara sevda ile içine kapanarak ölür. Bütün vücudundan arta kalan kemikleri kayalara, sesi ise bu kayalarda ‘eko’ dediğimiz yankılara dönüşür.

Olimpos dağında yaşayan tanrılar bu duruma çok kızar ve Narkissos’u cezalandırmaya karar verirler. Günlerden bir gün av izindeki Narkissos susamış ve bitkin bir şekilde bir nehir kenarına gelir. Buradan su içmek için eğildiğinde, sudan yansıyan kendi yüzü ve vücudunun güzelliğini görür. O da daha önce fark edemediği bu güzellik karşısında adeta büyülenir. Yerinden kalkamaz, kendine âşık olmuştur. O ana dek kimseyi sevmediği kadar, sevmiştir kendi görüntüsünü. O şekilde orada ne su içebilir, ne de yemek yiyebilir, aynı Ekho gibi Narkissos da günden güne erimeye başlar ve orada sadece kendini seyrederek ömrünü tüketir. Öldükten sonra da vücudu nergis çiçeklerine dönüşür. Ve psikolojide narsist kelimesi için buradan esinlenmiştir. 

 

 

Peki, bu narsist kişiler nasıldır? Bu kişiler doğuştan ya da gelişim evlerinin herhangi bir evresinde ebeveyn ve sosyal çevresinden öğrendikleri ile bu kişiliği geliştirebilmektedirler. Bu kişiler abartılı şekilde kendine hayran olma, kendini beğenme, tüm güçlülük ve büyüklenmeciliğe sahip kişilerdir.  Kendilerini yüceltirken, diğerlerini küçümseme ve aşağılama eğilimindedirler. Üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi, hayranlık beklentisi ve empati yapamama narsist kişilik bozukluğunun temel özelliklerindendir.

 

 

 Narsistler genellikle insanların takdirini, onayını, sevgisini, beğenisini ve hayranlığını kazanmanın peşinde koşarlar, yürekten ve derinden sevemezler ya da üzüntü duyamazlar. Dışarıdan soğuk mesafeli, kibirli, kendini beğenmiş ve çekici görünen narsist kişinin bu görüntüsünün altında, aslında incinmeye karşı aşırı derecede duyarlı, kırılgan, kendine güveninde ve kendine verdiği değerde eksiklikler bulunan bir yapıya sahiptirler. 

 

 

Yine bu kişiler karşısındaki kişileri dinlemeyi sevmezler, ilgi odağının daima kendilerinde olmalarından hoşlanırlar, kurallara uymaktan hoşlanmaz, üstünlük tavrını kabul edemezler. Eleştiri kaldıramayan, yeni fikirlere açıklık göstermeyen, daima haklı olduklarını düşünen kimselerdir. Ve kolay sinirlenip bu durumdan karşı tarafı sorumlu tutarlar. 

Bu bilgileri okuduktan sonra hepimizin gözünde illa ki hayatında böyle bir insan olduğu canlanmıştır. Belki eşiniz, çocuğunuz ya da bir arkadaşınız… 

 

Peki, bu insanlara nasıl davranmamız gerektiğini sorduğunuzu duyar gibiyim. Narsist kişilere yaklaşımımız şu şekilde olmalıdır; Narsist bir insana karşı davranış sınırları belirgin hale getirilmelidir. Duygusal ve psikolojik anlamda bütün manipülatif davranışları sınırlandırılmalı ve izin verilmemelidir. Onu kaybetme korkusu ile yaklaşıldığı gösterilmemeli ve hissettirilmemelidir. Eğer kişiyi kaybetme korkunuz varsa altında yatan neden de belirlenmeli. Narsist bir insanın karşısında suçluluk, değersizlik, yetersizlik gibi duygulara kapılmamalıyız. Egosunu besleyici görev edinilmemeli ve onu değiştirme ve düzeltme çabasına girilmemelidir. Ve son olarak narsist bir insana karşı olumlu ya da olumsuz hissedilen duygular net bir şekilde ifade edilmelidir. 

 

Son olarak tedavisi var mı onu konuşacak olursak eğer narsist kişilik bozukluğu genellikle ilaçla tedavi edilmesi mümkün gözükmeyen bir bozukluktur. Narsistik kişilik bozukluğu yaşayan bireyler tedaviye dirençli kimselerdir. Bu yüzden tedavi uzun süreli psikoterapi yöntemiyle uzman bir klinik psikolog tarafından ele alınmalıdır. Terapi yöntemlerinde sıklıkla bilişsel davranışçı terapi yöntemi kullanılmaktadır. Ve bu rahatsızlık terapistlerin en çok zorlandığı hastalık grupları arasına girmektedir. Eğer çevrenizde bu özelliklere sahip yakınlarınız varsa bir psikoterapiste yönlendirebilirsiniz. 

 


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rating*