Whatsapp Destek 0850 665 6065
  1. Ana Sayfa
  2. Mevsimsel Depresyon: “Kış Yaklaştı, Hüzünlendim Ben Yine”
Mevsimsel Depresyon: “Kış Yaklaştı, Hüzünlendim Ben Yine”

Mevsimsel Depresyon: “Kış Yaklaştı, Hüzünlendim Ben Yine”

  • 27 November 2021
  • 0
  • 23
  • 0 Yorum

Mevsimsel Depresyon: “Kış Yaklaştı, Hüzünlendim Ben Yine”

Bazı durumlarda mevsimler ve mevsim geçişleri kişilerin psikolojik durumunu, enerji seviyesini, uyku kalitesini ve süresini, iştahındaki değişiklikleri (iştahın artışı veya azalışı) ve sosyal yaşantısını etkiler. Bu durumlardan biri de mevsimsel depresyon adını almakta.

Mevsimsel depresyon yaşayan bireyler, genelde havaların soğumasıyla birlikte normalde yediklerinden daha farklı ve daha fazla miktarda yemek yemeye başlayabilirler. Metabolizmaları bu değişime çok çabuk ayak uyduramayacağından enerjide düşüş ve uykulu olma haliyle yüzleşebilirler.

Uykulu hale ek olarak bazen sosyal olarak içe çekilme ve daha az aktif olma, somatik ağrılar hissetme, kaygı yaşama, odaklanmakta güçlük çekmek gibi başka problemler de görülebilir.

Mevsimsel depresyon yaşayan bireyler çoğunlukla sonbaharın bitip kışın başladığı dönemde bu problemleri yaşarlar. Toplumda da kışa girerken insanların daha kötü hissettiğine dair ipuçları yakalanmıştır. Ancak sık karşılaşmak bazen bu tür bozuklukları normalleştirmektedir. Bu sebeple mevsimsel depresyon moral bozukluğu, isteksizlik, can sıkıntısı gibi kısa süreli ve değişken durumlarla karıştırılmamalı ve depresyonun bir çeşidi olduğu hatırlanmalıdır.  Ek olarak kışın gelişinden olumsuz etkilenen bireylere karşılık olarak küçük bir kısım ise tam tersi durumda mevsimsel depresyondan etkilenir. 

Mevsimsel Depresyon Nedenleri

Güneş ışığı, kişilere mutluluk, enerji ve aidiyet gibi duyguların yaşanmasında yardımcı olan doğal bir etmendir. Dolayısıyla kış aylarında yeterli miktarda ve yoğunlukta yararlanılamayan güneş ışığı, yokluğunu bazen mevsimsel depresyonla hissettirebilmektedir. Örneğin Londra gibi genel olarak yağışlı ve güneş ışığının az olduğu bölgelerde yaşayan bireyler güneş ışığından ideal ölçülerde faydalanamadıkları için duygu durum kapsamında sorunlar yaşayabilmektedir. Bu sebeple güneş ışığına en yakın seçenek olan beyaz floresan ışığı ile dolu odalarda ‘ışık terapisi’ uygulamaları yapılabilmektedir. 

Herkes aynı mevsimi deneyimlerken neden herkesin aynı sıkıntıyı yaşamadığı da konuşulması gereken bir konu… Psikolojik sağlamlığı yüksek olan bireylerin mevsimsel depresyon gibi psikopatolojik problemlerden daha az etkilendiği bilinmektedir. Buna ek olarak mizaç farklılıkları, kişilerin o an içinde bulundukları durum, hayatlarının hangi evresinde oldukları gibi bireysel etmenler de kişilerin mevsimsel depresyon yaşayıp yaşamayacağını belirleyebilir. 

Peki mevsimsel depresyon çeken bireyler neler yapabilir? 

  • Öncelikle gün ışığından faydalanmak iyi bir çözüm olacaktır. Bunun için ise öncelikle uyku saatlerini düzenlemek ve güneş varken uyanık kalıp güneş battığında uyuyor olmak gerekir. 

  • Dolayısıyla öğlen saatlerinde uyanmak veya sabaha karşı uyumak iyi bir fikir olmayacaktır. 

  • En kaliteli uykunun karanlıkta uyunacağı da düşünülürse telefon, bilgisayar gibi dikkat dağıtıcı ve karanlığı bozan cihazların yatak odasından dışarı çıkartılması en iyi seçenek olacaktır. 

  • Hayata neşe ve heves katan hobiler, hayatın anlamlaştırılması yönünden etkili birer destekleyicidir.

  • Haftada 2-3 kere, terleyecek kadar (yaklaşık 30-40 dk) yapılan yürüyüşün psikolojik iyi oluş üzerinde olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. Salgılanan hormonlar ve nörotransmiterler mevsimsel depresyonu yenmeye yardımcı olacaktır. 

  • Sosyal destek mevsimsel depresyon için de tedaviyi destekleyici bir olgudur. Dolayısıyla arkadaşlarınızdan, ailenizden ya da tanıdığınızdan destek almak için onları aramak, görüşmek ve konuşmak size iyi gelecektir.

  • Psikolojik iyi oluş için meditasyon ve nefes egzersizleri de önemli bir noktadadır. Anlık sakinleşmeler yaşamanızı sağlayan nefes egzersizleri, uzun vadede de dikkatinizi toparlayabilme, problem çözebilme, plan kurabilme gibi yeteneklerinizi pekiştirecektir.

  • Bütün problemleri karşınıza almak sıkıntıyı arttıracak ve çaresizlik hissini pekiştirecektir. Bu nedenle problemlerinizi küçük parçalara bölmek, onları sıralamak ve çözülüp çözülemeyeceğine ondan sonra karar vermek iyi bir strateji olacaktır. 


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rating*