Whatsapp Destek 0850 665 6065
  1. Ana Sayfa
  2. Kalp Kapağı Tamir Ameliyatları
Kalp Kapağı Tamir Ameliyatları

Kalp Kapağı Tamir Ameliyatları

  • 28 November 2021
  • 0
  • 13
  • 0 Yorum

Kalp Kapağı Tamir Ameliyatları

Kalp; vücuttaki tüm organların oksijen ile beslenmesini ve böylece sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam etmelerini sağlayan temel organdır. Kalpte yaşanan problemler; hastanın genel sağlık durumunu önemli derecede etkilemekle birlikte, yaşama süresini kısaltabilmektedir. Bu nedenle yeni doğanlar dahil, yaşamın her döneminde kalp problemlerinin erken teşhis edilmesi ve tedavi planlamasının nitelikli bir şekilde oluşturulması gerekmektedir.

Kalp kapağı cerrahisi konusuna değinmeden önce kalbin anatomik yapısı hakkında birtakım bilgiler edinilmesi gerekmektedir. Kalp; yapısal olarak 4 adet odacıktan oluşmaktadır. Bu odacıkların arasında ise kapak denilen yapılar bulunmaktadır. Kalp kapakları odacıklar arasındaki bağlantıyı kurmakta ve kanın tek yöne geçişine izin vererek geriye kaçmasına engel olmaktadır.

Kalp Kapakları Ne İşe Yarar?

Kalp kapakları; kalpte bulunan odacıklar arasındaki bağlantıyı sağlamasının yanı sıra; kirli kan olarak adlandırılan oksijeni kullanılmış ve akciğerlere geri dönen kanın temizlenerek dolaşım sistemine tekrar dahil olmasında da etkendir.

Kalbin sol odacıklarında bulunan mitral ve aort kapakları; temiz kanın vücuda yayılmasını sağlarken kalbin sağ odacıklarında bulunan trikuspid ve pulmoner kapaklar ise oksijeni kullanılmış kirli kanın oksijenlenmesi amacı ile akciğerlere taşınmasını sağlamaktadır. 

Kalp Kapak Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?

Kalp kapak hastalıkları insan yaşamının her döneminde açığa çıkabilmektedir. Bu problem ise günlük yaşamda birtakım şikayetlere neden olabilmektedir. Kalp kapak hastalıklarının belirtileri şu şekilde sıralanabilmektedir;

  • Çabuk yorulma ve halsizlik

  • Nefes darlığı yaşanması

  • Alt ekstremite (bacaklarda) ödem oluşumu 

  • Akciğerlerde sıvı birikmesi

  • Kalp ritim bozuklukları

  • Pıhtı atması

  • Felç/inme

Kalp kapak hastalıklarının belirtileri diğer pek çok hastalığın belirtileri ile benzerlik gösterebilmektedir. Bu nedenle hastaların yukarıdaki belirtileri yaşaması üzerine mutlaka bir kalp ve damar cerrahına başvurmaları önerilmektedir. Bununla birlikte ailesinde kalp hastalığı bulunan ve daha önce kalp problemleri yaşamış hastaların çok daha dikkatli ve özenli bir şekilde davranması gerekmektedir. 

Kalp kapak hastalıklarının tedavisi cerrahi yöntemler ile gerçekleştirilebilmektedir. Ancak öncelikle kalp kapak hastalığının nitelikli bir şekilde teşhis edilmesi gerekmektedir. Kalp kapak hastalıkları farklı şekillerde gelişebilmektedir. 

Kalp Kapak Ameliyatları

Kalp kapak hastalıklarında kalp kapaklarında meydana gelen yetmezlik ve kapakta darlık olması başlıca patolojidir. Bunlar ayrı ayrı olabileceği gibi aynı kapakta darlık ve yetmezlik beraber de olabilir.  Kalp kapak hastalığı eğer ihmal edilirse  kalp kasında ve damarlarda da bozukluğa sebep olur. Çok geç kalmış vakalarda ameliyat imkansız hale bile  gelebilir. Bu nedenle kalp kapak hastalıklarının tanısında geç kalınmamalı ve hastanın genel sağlık durumu, yaşı ve yaşam tarzı göz önünde bulundurularak uygun tedavi planlaması gerçekleştirilmelidir. 

Kalp kapak hastalıklarında cerrahi yöntemler; kapak tamirleri ya da kapak değişimi disiplinlerine dayanmaktadır. Bu aşamada hastanın problemli kapağının değiştirilmesi mi yoksa tamiri mi gerektiğine yapılan tüm tetkikler sonucunda ve son olarak da ameliyatta cerrah karar verir. 

Kalp Kapak Değişimleri

Kalp kapak hastalıklarında kalp kapak tamiri mümkün olmadığı hastalarda kalp kapak değişimi ameliyatlarına başvurulmaktadır. Bu ameliyatlar; hastanın problemli kalp kapakları cerrahi yöntemler ile çıkarılmakta ve yerine biyolojik ya da mekanik kalp kapağı yerleştirilmesi disiplinine dayanmaktadır. 

Kalp kapağı değişimlerinde mekanik kapak cerrahisi: Ameliyat sonrasında hastanın yaşamı boyunca kan sulandırıcı birtakım ilaçlar kullanması gerekebilmektedir. Bununla birlikte mekanik kapağın sonraki süreçte tekrar değiştirilmesine neredeyse hiç  ihtiyaç duyulmamaktadır. 

Kalp kapağı değişimlerinde biyolojik kapak cerrahisi: Günümüzde genellikle sığır, domuz ya da insan gibi biyolojik kapaklar kullanılmaktadır. Hastaya yerleştirilen biyolojik kalp kapağı, biyoprotez olarak da tanımlanmaktadır. Biyoprotez kapak takılan hastaların kan sulandırıcı kullanmalarına gerek yoktur. Fakat dezavantaj olarak biyolojik kapaklarda yıllar içerisinde deformasyon meydana gelebilmektedir. Bunun sonucunda ise hastanın yeniden ameliyat olmasına ihtiyaç duyulabilmektedir. 

 

Kalp Kapak Tamiri

Kalp kapaklarında yaşanan problemlerin cerrahi tedavisinde öncelikli seçenek kalp kapak tamiridir. Biz özellikle mitral ve triküspit kapak cerrahisinde ilk seçenek olarak tamir tekniklerini kullanmaktayız.  Teknolojide ve kalp cerrahisinde meydana gelen gelişmeler ve biz cerrahların bu konudaki deneyimlerinin artması sonucu kapak tamirlerinde son yıllarda çok iyi sonuçlar alınmaktadır. Kalp cerrahisinde ; en iyi kapak hastanın kendi kapağıdır kuralı işlemektedir. Yapılan tetkikler ve ameliyatta son karar olarak kapağı koruyarak tamir etme  süreci sonuna kadar zorlanmalıdır.  

 

Kalp kapak tamiri ameliyatı öncesinde tanı sürecinde; ekokardiyografi ve transözofajiyal EKO gibi yöntemler kullanılmaktadır. 

Kalp kapağı tamir ameliyatlarında en önemli nokta; ameliyat zamanlamasıdır. Bunun nedeni ise; hastanın kalp büyümesi, kalp kapağının yetmezliği (kanı geri kaçırma problemi) ve daralma problemlerinin nitelikli bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. 

Biz kalp kapağı tamir ameliyatlarını koltuk altı yöntemi ile uygulamaktayız. Kalp kapağı tamiri öncesinde hasta ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmekte; yaş ve kilo bilgileri ile birlikte sigara kullanıp kullanmadığı, herhangi bir enfeksiyonu olup olmadığı (özellikle dişlerde) gibi bilgiler göz önünde bulundurularak ameliyat planlaması gerçekleştirilmektedir. 

Kalp kapak tamiri ameliyatı sonrasında hastanın yaşam tarzına ve bağışıklık sisteminin güçlü tutulmasına yönelik alınması gereken önlemlere dikkat etmesi gerekmektedir. 

 


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rating*