Whatsapp Destek 0850 665 6065
  1. Ana Sayfa
  2. Imposter (Sahtekar) Sendromu: “Kendimi Herkesi Kandırıyor Gibi Hissediyorum”
Imposter (Sahtekar) Sendromu: “Kendimi Herkesi Kandırıyor Gibi Hissediyorum”

Imposter (Sahtekar) Sendromu: “Kendimi Herkesi Kandırıyor Gibi Hissediyorum”

  • 27 November 2021
  • 0
  • 14
  • 0 Yorum

Imposter (Sahtekar) Sendromu: “Kendimi Herkesi Kandırıyor Gibi Hissediyorum”

Imposter Sendromu, psikoloji literatüründe yeni yeni anlam kazanan ve klinik gözleme dayalı sonuçlarla açıklanan bir sendromdur. Bu sendromdan mustarip bireyler devamlı kazandıkları başarıları aslında hak etmediklerine yönelik yoğun bir baskı duyarlar. Bulundukları yere gelirken zeka, yetenek, çalışma, azim gibi yöntemlerle değil, şans veya rastlantı ile geldiklerini ve dolayısıyla bir gün bunun açığa çıkacağını düşünürler. Hissedilen bu sahtekarlık duygusu kişinin akademik başarılarından, sosyal hayatından, diğerlerinin onu gördüğü yerden bağımsız bir şekilde kendini var eder.

Bireyler Imposter Sendromu yaşadığını nasıl anlar dersek aşağıdaki liste yardımcı olabilir.

  • Kendinden şüphe etmek ve başarılarını görmezden gelmek etmenleri birbirlerini besler.

  • Kişiler özel ve en iyi olması gerektiğine inanıp kendinden beklentileri bu seviyede tutar.

  • Kişiler yaptığı her işi muhteşem yapması gerektiğine inanır ve hata yaptığında kendine toleransı çok düşük olur.

  • Yüksek standartlarına erişemezse ya da başarısız olursa diye çok fazla endişe yaşar. 

  • Başarılarını kabul etmez ve ödüllendirilmekten utanç duyar.

  • Diğerleriyle bir aradayken yakınlık hissinden ziyade bir kopukluk hisseder.

  • Kazandığı başarı, ailesinin ve akranlarının başardıklarından büyükse kopukluk hissi de artar. 

Aslında gerçekler ve bireyin hissettiği kıyaslansa arada muhtemelen büyük bir uçurum olacaktır. Çünkü bu kişiler kendilerini oldukları konumdan daha aşağıda görmeye meyilli olabilirler. Durmadan kendi başarısızlıklarını gören ve başarılarını da şansa bağladığı için kendiyle gurur duyma duygusuna erişemeyen insanlar olduklarından bu sendromu çeken bireyler yorgun ve bıkkın hissedebilirler. Dolayısıyla yaşam kaliteleri de düşebilir. 

Imposter Sendromu yaşayan bireylerin ortak özelliklerine bakıldığında hayatta elde ettikleri başarılar olduğunu görmek mümkün. Bu durumun nedenine bakıldığında ise bu kişilerin yetersiz olacaklarına yönelik inançlarının kuvveti büyük rol oynar. Başka bir deyişle Imposter Sendromu’na sahip bireyler başaramayacaklarına o kadar inanırlar ki sonuçta kendilerini çok titiz ve uzun sürelerde çalışan ve mükemmeli arayan bireyler olarak bulurlar. Bir başka orta özellik ise bireylerin kendilerini sahtekar gibi hissetmelerine bağlı olarak toplumdan uzaklaşmaları ve yalnız kalmaları olacaktır. Başarılarının şansa bağlı olduğuna yönelik inançları, Imposter Sendromu’ndan mustarip kişileri diğer kişilerden uzaklaştırır, çünkü sanki diğerleriyle bir araya gelse aslında ne kadar başarısız, kültürsüz, içi boş olduklarını açığa çıkartacaklar gibi düşünürler. 

Yeterince donanımlı olmadığına yönelik inançları, kişileri kendilerine ve hayatta başarabileceklerine yönelik bir şüpheye düşürür. Bunun bir sonucu olarak ya yapmaları gereken göreve fazla hazırlanırlar, ya da erteleyip işi asla sonlandırmazlar. Fazla hazırlanma kişileri yıpratırken ertelemek de başarı ve takdir hissini engeller. Rahatlama hissine ulaşamayan kişiler ise kendilerine pozitif bir geri bildirim veremedikleri için kendileriyle ilgili şüpheye düşmeye devam ederler. Bu şüphe, görevi yerine getirmek için çalışmayı devam ettirmeyi pekiştirir ve tekrar fazla hazırlanma ya da erteleme evresine dönülebilir. Imposter Sendromu, yanında depresyon ve anksiyete gibi duygu durum bozuklukları da getirebilir. 

Imposter Sendromu’nu tedavi edebilmek için bireylerin öncelikle kendilerine duydukları bu şüpheyi nereden edindiklerini bulmak gerekir. Yüksek ihtimalle çocuklukta temelleri atılan bu yetersizlik hissinin bulunup geçerli olmadığını görmek kişilere iyi gelecektir. Şansın kendisine yardım ettiğine inanan bu kişilerin kendi çabaları ve yeteneklerini keşfetmeleri için küçük büyük ayırmadan başarılarına sahip çıkmaları gerekir. 

 


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rating*