Whatsapp Destek 0850 665 6065
  1. Ana Sayfa
  2. İletişimde Olumsuz Duyguların Önemi
İletişimde Olumsuz Duyguların Önemi

İletişimde Olumsuz Duyguların Önemi

  • 27 November 2021
  • 0
  • 29
  • 0 Yorum

İletişimde Olumsuz Duyguların Önemi

Olumsuz duyguların da olumlu duygular gibi doğal olduğunu ve bu duyguların farkında olarak onları kabullenmek iletişimin en önemli basamağıdır. ‘Seni seviyorum’ gibi olumlu duyguların ifadesinin eksikliği sorun olduğu gibi olumsuz olan duyguların ifadesinin eksikliği de ilişkilerde  sorun yaratır. Kızının başını okşamayan yada eşine çiçek almayan bir erkek için duygularını  belli etmiyor deriz. Duygularımızı bu tarz davranışlarla gösterebileceğimiz gibi sözelleştirme  yoluyla da gösterebiliriz. Psikoloji literatüründe duyguların ifade edilmesi olarak geçen bu  kavram o anda yaşadığımız hisleri sözel olarak karşı tarafa söylemek anlamına geliyor. Türk  toplumunda gözlemlediğim ise daha çok duyguları davranışlar aracılığıyla ifade etmek. Oysaki  sözel olarak duyguların dışa vurumu hem daha sık ihtiyaç duyulan hem de daha pratik ve  işlevsel olan yoldur. Ancak bizler duygularımızı ifade etmeye teşvik edilmeden yetiştiriliyoruz.  Hatta çoğunlukla ebeveynlerimizden duygularımızı kabullenmek ve ifade etmek yerine onları  bastırmamız gerektiğini öğreniyoruz. Bir çocuğa “Sen sus sen küçüksün” demek bile o çocuğun  dünyasının, duygularının ve düşüncelerinin önemsiz olduğu mesajını veriyor. Bazı ebeveynler  ise çocuğun yalnızca “haklı” duygularını onaylar ve ifade etmesine izin verir. Oysaki duygular  vardır ve düşünceler gibi doğruluğu ve yanlışlığı tartışılamaz. Bir ebeveynin yapması gereken  çocuğun duygularını olduğu gibi kabul etmektir. Duygularının ifadesine izin verilmeyen  yetişme tarzında büyüyen çocuk yetişkin olduğunda duygularını ifade etmeyi başaramadığı  gibi duygularını tanımayı dahi başaramaz. Yetişkinliğinde ise veya evliliğinde öfke gibi ‘yıkıcı’  olabilen duygusunu yönetemez. “Ben sana kırgınım veya öfkeliyim” demek yerine uygun  olmayan davranışlarla öfkesini gösterir. Duygularımızı sözelleştirdiğimizde karşı tarafı da kendi  duygularımızdan haberdar ettiğimiz için çözüm için ilk adımı atmış oluruz ve aynı zamanda  duygumuzu ifade etmediğimizde yapacağımız olumsuz davranıştan sakınmış oluruz. Sağlıklı  bir yetişkin ancak ve ancak öfkenin de doğal bir duygu olduğunu kabul eder ve öfkesini ilgili  kişiye uygun bir yolla ifade ederse o zaman öfkesini kontrol etmiş olur.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rating*